17 Nisan 2012 Salı

'İstanbul' ismi nereden geliyor

'İstanbul' ismi nereden geliyor
Ayasofya Müzesi Başkanı ve tarihçi Haluk Dursun, "İstanbul" kelimesinin kökeni olan "Stinpolis"nin Rumca ve "şehre doğru" kelimelerinin bozulmuş hali olduğunu ifade etti.
Yenikapı'da bulunan kalıntılarla tarihi 8500 yıl önceye dayanan ve “dünya üzerinde 3 imparatorluğa başkentlik eden tek şehir” olan İstanbul, tarihi boyunca değişik isimlerle anıldı.

Osmanlı İmparatorluğu, 1004 yıl “Byzantion”, 1116 yıl da “Konstantinopolis” olarak adlandırılan şehri fethettikten sonra isminin ne olacağı konusunda tartışmaya girmedi. Osmanlı döneminde “Konstantiniyye”, “Stanpolis”, “Dersaadet”, “Asitane”, “Darülhilafe” ve “Makarrı Saltanat” olarak da adlandırılan şehrin adı Cumhuriyet'in ilanından sonra “İstanbul” olarak kabul edildi.

Yenikapı'da bulunan kalıntılarla tarihi 8500 yıl önceye dayanan şehre, MÖ 667'de Antik Yunanistan'daki Megara'dan gelen Dorlu Yunanlı yerleşimciler bir koloni kurdu ve yeni koloniye kralları Byzas şerefine “Byzantion” adını verdi.

Kente, 330 yılında Roma İmparatorluğu'nun başkenti ilan edilince Latince “Yeni Roma” anlamına gelen “Nova Roma” adı konuldu, ama bu isim çok benimsenmedi. 337 yılında İmparator I. Konstantin'in ölümüyle kentin adı onun şerefine “Konstantin'in kenti” anlamına gelen “Konstantinopolis”e çevrildi. Konstantinopolis, Bizans İmparatorluğu boyunca kentin resmi adı olarak kaldı.
Osmanlı İmparatorluğu 1004 yıl “Byzantion”, 1116 yıl da “Konstantinopolis” olarak adlandırılan şehri fethettikten sonra isim kavgasına girmedi.

Ayasofya Müzesi Başkanı ve tarihçi Haluk Dursun, yaptığı açıklamada, İstanbul'un Osmanlılar tarafından fethinden sonra bir sürü ismi olduğunu belirterek, bazı resmi isimlerin çok az kullanıldığını, bazılarının ise halk tarafından benimsendiğini söyledi.

Osmanlı padişahlarının asla isim üzerine takılıp kalmadığını vurgulayan Dursun, “Bunun bir istisnası var. Sultan 3. Mustafa hattı hümayunlarında özellikle 'İslam şehri' anlamına gelen İslambol'u kullanıyor” dedi.
Dursun, Osmanlı döneminde en çok kullanılan ismin Konstantinopolis'in Arap diline çevrilen şekli “Konstantiniyye” olduğunu belirterek, halk arasında mutluluk şehri anlamına gelen “Dersaadet” ve büyük dergah anlamında “Asitane”nin çok kullanıldığını kaydetti.

KELİMENİN KÖKENİ

“İstanbul” kelimesinin kökeni olan “Stinpolis”nin Rumca ve “şehre doğru” kelimelerinin bozulmuş hali olduğunu ifade eden Dursun, şöyle konuştu:
“Şehir denilince akla, surun içindeki İstanbul geliyor. Bana göre İstanbul'un adının nereden geldiğinden İstanbul'un neresi olduğu daha önemli. O dönemde surun içindeki bölümün dışındaki yerlere asla İstanbul demiyorlar. Şu anda en çok karıştırılan ve en çok yapılan ortak hata bu. Eyüp'ü, nefsi İstanbul'dan ayırıyor, karşı denildiği zaman akla asla Kadıköy değil, Galata geliyor. Karşıya geçmek denildiği zaman Karaköy'den Galata'ya, Galata'dan Kuledibi'ne bir hat var. Taksim daha yok, bir de Üsküdar var. Bunun dışında mevsimlik olarak kullanılan Adalar ve Boğaziçi'ndeki köyler var. Yani Boğaziçi, İstanbul sayılmıyor. Halk içinde Şeher'dir. 'İstanbul'a gideceğim' denildiği zaman surun içini kasteder ve ayırır. Kadıköy'deki birisi 'Bugün İstanbul'a gideceğim', Taksim'deki birisi 'Bugün İstanbul'a ineceğim' der. Bunları daha önemli görüyorum.”

OSMANLI SAATİNDE KONSTANTİNOPOLİS YAZILI

Osmanlı padişahı 2. Abdülhamit dönemine ait bir cep saatinin içindeki “Konstantinopolis” yazısını gösteren Dursun, “Bu dönem milli hassasiyetin en yüksek olduğu dönemdir. Ama saatlerinde Konstantinopolis yazılı” diye konuştu.
Haluk Dursun, Osmanlı devletinin resmi yazışmalarında hilafetin merkezi anlamında “Darülhilafe” ve saltanatın merkezi anlamında “Makarrı Saltanat” isimlerini kullandığını dile getirerek, “Bu da çok uygun. Osmanlı doğrudan o kavgaya girmiyor, fonksiyonundan bir şehri tanımlıyor. Burası kim ne derse desin, ister Konstantinopolis desin, ister Konstantiniyye desin Darülhilafe'dir. Burası kim ne derse desin Makarr-ı Saltanat'tır. Bu Osmanlı'nın hoşgörüsünü ve bütün bu tartışmaların üzerinde kendine güvenen bir devlet olduğunu ortaya koyuyor” ifadesini kullandı.

İSTANBUL MU, ISTANBUL MU?

İstanbul adının “I” veya “İ” harfi ile başlaması konusunda da bir tartışma bulunduğunu ve İstanbul'un da iki farklı yazılış şekli olduğunu belirten Dursun, “I” harfi ile yazılan İstanbul'un, İstanbul Türkçesi'nde daha çok kullanıldığını söyledi. Dursun bu durumda bir İstanbul bir de Istanbul olduğunu kaydetti.
Doğrusunun hangi kelime olduğu üzerinde durmadığını vurgulayan Dursun, “Sadece şehrin, tarihi mekanın gereği gibi korunması, görüntüsünün, tarihi özelliğinin korunması ve en azından dünyanın belli bir bölgesinin merkezi olması düşüncesinin daha önemli olduğu kanaatini taşıyorum” dedi.

"ASIL RUMCA'DAN GELEN İSİM İSTANBUL"

Oprah Winfrey, Colin Powell, Madeleine Albright, Calvin Klein'ın da aralarında bulunduğu dünyaca ünlü isimlere rehberlik yapan Saffet Emre Tonguç, Türk insanının, şehrin Rum ya da Yunan geçmişini hatırlattığı gerekçesiyle Konstantinopolis ismini sevmediğini ifade ederek, “Asıl Rumca'dan gelen isim İstanbul. İmparator Konstantin Roma'dan gelerek şehri kuruyor ve kendi adını veriyor. Aslında adam İtalyan ve Rumca tek kelime bilmiyor” diye konuştu.

Cumhuriyetten sonra resmi olarak kullanılmaya başlanan İstanbul isminin, Rumca'dan geldiğini ve geçmişte de kullanılan bir isim olduğunu ifade eden Tonguç, İstanbul'un kelime olarak kökeninin “şehre” demek olan “stan” ve “şehir” anlamında “polis” kelimelerinin birleşiminden geldiğini anlattı.

Tonguç, “Neden 'Stanpolis' demişler? Çünkü buraya gelen insanlar, yolda şehri sorarlarmış, 'Şehre nasıl gidebiliriz?' diye. O yüzden de şehrin adı 'Stanpolis' olarak kalmış ve zamanla İstanbul'a dönüşmüş” dedi.
Osmanlı'da şehrin “Konstantiniyye”, “Asitane”, “Dersaadet” gibi bir çok ismi bulunduğunu belirten Tonguç, cumhuriyetle birlikte İstanbul adının kullanılmasının bazı sıkıntılara neden olduğunu söyledi.

Çeşitli dil ve medeniyetlerde farklı şekillerde adlandırılan İstanbul, Grekçe'de “Vizantion”, Latince'de “Bizantium, Antoninya, Alma Roma, Nova Roma”, Rumca'da “Konstantinopolis, Istinpolin, Megali Polis, Kalipolis”, Slavca'da “Çargrad, Konstantingrad”, Vikingce'de “Miklagord”, Ermenice'de “Vizant, Stimbol, Esdambol, Eskomboli”, Arapça'da “Bizantiya, el-Mahsura, Kustantina el-uzma”, Selçuklular'da “Konstantiniyye, Mahrusa-i Konstantiniyye, Stambul” ve Osmanlıca'da “Dersaadet, Deraliyye, Mahrusa-i Saltanat, Istanbul, Islambol, Darü's-saltanat-ı Aliyye, Asitane-i Aliyye, Darü'l-Hilafetü'l Aliye, Payitaht-ı Saltanat, Dergah-ı Mualla, Südde-i Saadet” isimleriyle anıldı.

Blogger a Resimli Otomatik Devamını Oku Nasıl Eklenir

Çoğu blog yazarı anasayfasında birden fazla yazı gösterilmesini sağlar.Yani anasayfasında son 4-5 vb adet yazısının kısa özetini yerleştirir ve onları yayınlar.Bu kısa özeti yayınlarken istediğiniz yerden yazıyı kesebilirsiniz.Bunu blogger, yazı editöründe yapmanıza imkan veriyor.Peki yazınızı otomatik olarak belirli bir yerden kesilmesini ister miydiniz?Eğer cevabınız evetse bu yazımla birlikte yazdığınız son yazılar otomatik olarak kesilip resimli olarak anasayfada görüntülenecek.

Şimdi gelelim Otomatik Devamını Oku özelliğini nasıl ekleyeceğimize:
read_more
1.Adım : İlk olarak blogunuzda HTML düzenle kısmına gelerek widget şablonunu genişlet kutucuğunu işaretleyin ve Ctrl + f tuşları yardımıyla </head> kodunu bulun ve hemen üzerine aşağıdaki kodu ekleyin:
<script type='text/javascript'>var thumbnail_mode = "no-float" ;
summary_noimg = 430;
summary_img = 340;
img_thumb_height = 100;
img_thumb_width = 120;
</script>
<script type='text/javascript'>
//<![CDATA[
function removeHtmlTag(strx,chop){
if(strx.indexOf("<")!=-1)
{
var s = strx.split("<");
for(var i=0;i<s.length;i++){
if(s[i].indexOf(">")!=-1){
s[i] = s[i].substring(s[i].indexOf(">")+1,s[i].length);
}
}
strx = s.join("");
}
chop = (chop < strx.length-1) ? chop : strx.length-2;
while(strx.charAt(chop-1)!=' ' && strx.indexOf(' ',chop)!=-1) chop++;
strx = strx.substring(0,chop-1);
return strx+'...';
}
function createSummaryAndThumb(pID){
var div = document.getElementById(pID);
var imgtag = "";
var img = div.getElementsByTagName("img");
var summ = summary_noimg;
if(img.length>=1) {
imgtag = '<span style="float:left; padding:0px 10px 5px 0px;"><img src="'+img[0].src+'" width="'+img_thumb_width+'px" height="'+img_thumb_height+'px"/></span>';
summ = summary_img;
}
var summary = imgtag + '<div>' + removeHtmlTag(div.innerHTML,summ) + '</div>';
div.innerHTML = summary;
}
//]]>
</script>
2.Adım: Şimdi de <data:post.body/> kodunu bulun ve bu kodu aşağıdaki kodla değiştirin:
<b:if cond='data:blog.pageType == &quot;static_page&quot;'><br/>
<data:post.body/>
<b:else/>
<b:if cond='data:blog.pageType != "item"'>
<div expr:id='"summary" + data:post.id'><data:post.body/></div>
<script type='text/javascript'>createSummaryAndThumb("summary<data:post.id/>");
</script> <span class='rmlink' style='float:right;padding-top:20px;'><a expr:href='data:post.url'> read more "<data:post.title/>"</a></span>
</b:if>
<b:if cond='data:blog.pageType == "item"'><data:post.body/></b:if>
</b:if>
Şimdi biraz kodlardan bahsetmek istiyorum:Aşağıdaki adımlarla birlikte kodları isteğinize göre düzenleyebileceksiniz:
summary_noimg = 230;       Resim içermeyen yazılarınızın karakter sayısı
summary_img = 140;         Resimli yazılarınızın karakter sayısı
img_thumb_height = 100;   Görüntülenecek resmin yüksekliği
img_thumb_width = 100      Görüntülenecek resmin genişliği
Aynı zamanda kırmızı renkli read more yazısını isteğinize göre değiştirebilirsiniz.Devamını oku-Okumaya devam et gibi alternatifleri deneyebilirsiniz.Yukarıdaki kodlarda read more yazısından sonra yazı başlığınız da görüntülenecek.İsterseniz bunu kaldırabilirsiniz.Yapmanız gereken read more yazısından sonraki "<data:post.title/>" yazısını kaldırmak.
Evet kısaca kod yapısından da bahsettim.Yukarıda kodlardan anlaşılacağı üzere kodlar size kontrol özgürlüğü verdiği gibi js dosyasını da içerisinde barındırıyor.Yanı herhangi bir yere upload etmenize gerek kalmayacak.
Takıldığınız bir yer olursa yorum bölümünde sorabilirsiniz.

Space İçin Kayan Yazı, Resim Yapma ve Marquee Kullanımı

Birşeyi kaydırmak için gerekli kodumuz
<marquee></marquee>
Örneğin frmtr yazısını kaydırmak için
<marquee>frmtr</marquee> deriz.
kod:

<html>

<head>

<title>Kayan Yazı-frmtr </title>

</head>

<body>

<marquee>frmtr </marquee>

</body>

</html>

Ama yazımız sağdan sola doğru kayıyor bunu istersek sağa sola çarptırabiliriz
bunun için behavior="alternate" kullanıcaz bu kodumuz sağa sola çarptırmak için gerekli olan kodumuzdur.
kod:

<html>

<head>

<title>Kayan Yazı-frmtr</title>

</head>

<body>

<marquee behavior="alternate">frmtr</marquee>

</body>

</html>

Eğer kırmızı bir şerit üzerinde kaymasını istiyorsak marquee'nin rengini değiştirebiliriz
bunun için bgColor="red" kodunu kullanabiliriz.
kod:

<html>

<head>

<title>Kayan Yazı-frmtr</title>

</head>

<body>

<marquee behavior="alternate" bgColor="red">frmtr</marquee>

</body>

</html>

Yazımızı alttan üste doğru çıkartmak istiorsak direction="up" kodunu kullanırız eğer üstten alta doğru
kaydırmak istiyorsak direction="down" deriz ama bir çok sitede görmüşünüzdür duyurular bölümü diye
alttan üste doğru kayan yazılar bizde böyle birşey yapabiliriz. Ben bu durumda behavior="alternate" kodunu
silicem silmesekde calışır ama ben çarptırmak istemediğim için siliyorum.Şimdi kodumuzu yazalım
kod:


Kod:
<html>

<head>

<title>Kayan Yazı-frmtr</title>

</head>

<body>

<marquee direction="up" bgColor="red">frmtr</marquee>

</body>

</html>Şimdi burada dikkatimizi çeken bir olay var marquee alanı biraz geniş bunu küçültmemiz gerekmezmi
bunun için width="100" heigth="800" kodlarımızı kullanıyoruz burada width marquee'nin enini heigth ise
boyunun boyutunu belirler.
kod:

Kod:
<html>

<head>

<title>Kayan Yazı-frmtr</title>

</head>

<body>

<marquee direction="up" bgColor="red" width="100" heigth="800">frmtr</marquee>

</body>

</html>Şimdi Gelelim resim kaydırmaya aslında bununda yazıdan hiçbir farkı yoktur.
Şimdi bir kırmızı şerit üzerinde bir resmimizi kaydıralım
kod:


Kod:
<html>

<head>

<title>Kayan Yazı frmtr</title>

</head>

<body>

<marquee width="950" height="100" bgcolor="red">

<img src="1.jpg" width="100px" heigth="800px">

</marquee>

</body>

</html>Şimdi 3 tane resmi yan yana kaydıralım 3 tane resmimizi çağırıyoruz
kod:


Kod:
html>

<head>

<title>Kayan Yazı frmtr</title>

</head>

<body>

<marquee width="950" height="100" bgcolor="red">

<img src="1.jpg" width="100px" heigth="800px">

<img src="1.jpg" width="100px" heigth="800px">

<img src="1.jpg" width="100px" heigth="800px">

</marquee>

</body>

</html>Ben şimdi resimleri aşağıdan yukarı doğru kaydırmak istiyorum bunun içinde kayan yazıdaki gibi direction="up"
kodumu kullanıcam ama birazda heigth ide genişletcem
kod:


Kod:
<html>

<head>

<title>Kayan Yazı frmtr</title>

</head>

<body>

<marquee direction="up" width="800" height="400" bgcolor="red">

<img src="1.jpg" width="100px" heigth="800px">

<img src="1.jpg" width="100px" heigth="800px">

<img src="1.jpg" width="100px" heigth="800px">

</marquee>

</body>

</html>Ama Yukardaki kodumuz da resimler yan yana peki bunu alt alta nasıl yapabiliriz
bunuda resimlerin arasına <br> kodumuzu koyarak yapabiliriz <br> kodumuz enter görevini üstlenir burada
ve birazda marqueenin width boyutu ile oynucam
kod:


Kod:
<html>

<head>

<title>Kayan Yazı frmtr</title>

</head>

<body>

<marquee direction="up" width="100" height="400" bgcolor="red">

<img src="1.jpg" width="100px" heigth="800px">

<img src="1.jpg" width="100px" heigth="800px">

<img src="1.jpg" width="100px" heigth="800px">

</marquee>

</body>

</html> > ALINTIDIR <


Blogtan HTML koduna tıklayıp direkt yapıştırın her düzenlemesini kendim yaptım çok güzel oldu sizde begeneceksinizdir.İlk Konumdur Yorumsuz Ve Emeğe Karşılıksız Bırakmayınız
 

İki Tabloyu Yanyana Koyma

örnek kod  <table>
<tr>
<td><table>...........</table></td>
<td><table>...........</table></td>
</tr>
</table>

Facebook Beğen Butonunu Blogger'a Ekleyelim

XFBML Yoluyla
Bu yolu kullanarak Beğen butonunuzu daha işlevsel bir hale getirebilirsiniz. Bu yöntemi uyguladığınızda ziyaretçileriniz yazılarınızı beğenmenin yanında yazılarınıza bir yorum yazıp facebook sayfalarında paylaşabilirler de. Bunu yapmak için blogumuza bir facebook app id almamız gerekli. http://developers.facebook.com/setup/ adresine girerek oradaki gerekli bilgileri doldurun, ve Create Application butonuna tıklayın. Unutmamamız gereken bir ayrıntı, Site URL kısmına yazacağımız blog anasayfamızın adresinin sonundaki / işaretini unutmamamız gerektiğidir, yoksa site İnvalid URL hatasını veriyor. Örneğin:
Site Name: Asos
Site URL:
Locale: Türkçe

Bilgileri doldurup Create Application butonuna tıkladıktan sonra açılan sayfadaki App id'yi bir kenara yazıyoruz. Daha sonra şablon kodlarımız arasında CTRL+F yardımıyla kodunu buluyoruz. Hemen altına aşağıdaki kodları ekliyoruz.







Kod içerisindeki kırmızı ile belirttiğim kısımdaki app id niz kısmının yerine tırnakları silmeden az önce almış olduğumuz application id'nizi yazıyoruz.Ve şablonu kaydederek bu işi bitiriyoruz. Görüntü şu resimlere benzeyecek:

Okyanusa çakıldı

Güney Koreli ve ABD’li yetkililer, Kuzey Kore’nin bugün uzun menzilli roket denemesi yaptığını açıkladı. Japonya, ateşlemenin başarısız olduğunu belirtirken, Kuzey Kore bu iddiayı doğruladı.





Güney Kore Savunma Bakanlığı, TSİ 00.30’da yaptığı açıklamada, “Kuzey Kore’nin yerel saatle saat 07.39’da uzun menzilli roket ateşlediğini” duyurdu.

Bakanlık açıklamada, “ABD ve Güney Kore istihbarat yetkilileri ateşlemenin başarılı olup olmadığı konusunda bilgi elde etmeye çalışıyor” ifadesini kullandı.

Güney Kore’nin Yonhap haber ajansı ise roketin izlediği rotanın hükümet yetkililerince belirlenmeye çalışıldığını belirtti.

OKYANUSA DÜŞTÜ

ABD ve Güney Kore’den gelen açıklamaların ardından, Japon yetkililer, Kuzey Kore’nin “uçan cisminin” okyanusa düştüğünü belirtti. Roketin, Kore Yarımadası’nın batısında, Japonya ile Filipinler arasındaki sulara düştüğü ifade edildi.

Kuzey Kore basını, roketin başarısız olduğunu doğruladı ve bu konuda soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Ateşlemenin hemen ardından, Güney Koreli yetkililer, Kuzey Kore sınırı yakındaki yerleşimcilerine, roketten düşebilecek enkaz riskine karşı sığınaklara gitmelerini istedi.

Güney Kore ordusundan Tümgeneral Shin Won Sik, “Roketin 151 kilometre irtifaya ulaştığını, ardından, bir-iki dakikalık süre içinde 20 parçaya ayrıldığını ve Kore Yarımadası’nın batı yakasında 100-150 kilometrelik bir alanda okyanusa düştüğünü” söyledi.
 
ÇİN’DEN TÜM TARAFLARA MESAJ

Kuzey Kore, roketin, devletin kurucusu Kim Il Sung’un 100’üncü yaş gününü anmak amacıyla yörüngeye bir uydu taşıyacağını öne sürmüş ve ateşlemenin barışcı olduğunu ifade etmişti. Batı ülkelei ise roket testinin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yasaklanmış olan gizli balistik füze testi olduğunu iddia etmişti.

Çin, bir açıklama yaparak, ateşlemenin ardından tüm tarafların “soğukkanlılığını koruması gerektiğini” ifade etti.

ntvmsnbc

Blog Trafiğinizi Arttıracak 10 İpucu





Blog yazılarına ve bunları okuyan ziyaretçilerinizin olması aslında herkesi birer yazar yapmakta. Geniş internet olanaklarını kullanarak bir blog oluşturmak aslında çok kolay. İşin zor ve vakit alan kısmı her zamanki gibi içerikte saklı.
Yazılarınızın izleniminizi arttıracak 10 önerimiz var. Yazılarınızın daha büyük kitlelere ulaştırabilmek için gerekli 10 önemli nokta. Önem derecesine göre sizin için sıraladık.


10. Başlangıç olarak aynı konuda 5 farklı makaleye ihtiyacınız var

Uzman olduğunuz konuyla ilgili makaleler oluşturmak aslında keyifli bir iş. Bunların paylaşılması aşamasında blog sahibi olmalıyım dediğiniz zaman aynı konuda yazılmış en azında 5 farklı makaleye sahip olmanız gerekli. Tek bir makale ile de bu sürece girmek mümkün fakat ziyaretçilerinize değer verdiğinizi göstermek, aradıklarını bulabilmelerini saplamak için 5 makaleye ihtiyacınız var.

En kısa makalenin 500 kelimeden olulaşabileceğini kabullenirsek konunuzla ilgili 2500 kelime kaleme almanız gerekiyor. Ayırabileceğiniz vakte bağlı olarak 2 saati geçmeyecek bir hazırlık sürecinden bahsediyorum aslında. Daha önceden de hiçbir yayınınızın olmaması durumunuzu kolaylaştırmakta. Daha uzun vakit ayırmak ve daha güzel yazılar çıkartmak ise sizin elinizde.

9. Hergün yazı yazmaya ve paylaşmaya özen gösterin

Hepimiz için zaman oldukça kısıtlı. Aslında en kıymetli olgumuz zaman. Fakat başarılı bir blog yazarı olmak için ilk şart zaman ayırmak ve önem vermek. Her gün yazı yazma alışkanlığı oldukça önemli. Her yazdığınız yazıyla birlikte kendinizi de geliştirdiğiniz göreceksiniz. Bu süreçte zaten blogunuzda gelişecektir.

Sürekli olarak aynı konudan yazmak zorunda değişsiniz. Fakat yakın konuları ele almanız bir bütünlüğü yakalayabilmeniz için önemli.

8. Konunuzla ilgili güzel blog isimleri seçmeye önem verin

İnsanlar için akılda kalıcı ve yanlış anlamaya imkan vermeden aktarılabilecek blog isimleri oldukça önemli. Zor telafuz edilen ve akılda kalıcılığı olmayan isimlerin seçilmemesi, seçilmiş ise en kısa sürede farklı bir isimde yayın hayatına devam edilmesini öneriyorum. Her ne kadar isim değişikliklerinde arama motorları sil baştan adresleseler de hatanın neresinden dönülse kardır diyerekten doğru bildiğimiz şekilde ilerlemek gerekli.

Alan adı kaydıyla ilgili alanadikaydi.org kesinlikle güzel bir isim (Bknz. Madde 6). Blogspot'tan alınacak blog isimlerininde aynı şekilde alınması için hiçbir engel yok. Tek fark blogspot.com uzantısının sonuna eklenmesi ve .org kısmının atılmasından ibaret olacaktır.

7. Diğer bloglardaki yazıları yorumlayarak işe başlayabilirsiniz

Cem Yılmaz'ın kaynağı insan ve yaşam. Yani esprileri için kaynak arayışına ihtiyacı olduğunda yapması gereken insanlarla bir araya gelmekmiş sanırım. Kendi ağzından duymuştum. Yeni yazarlar olarak sizlerinde ihtiyacınız olan konunuzda yazılmış olan farklı makaleler olmalıdır. Farklı kişilerin oluşturdukları bulabildiğiz kadar fazla makale inceleyin.

İncelediğiniz makalelere de katkıda bulunmak için yorumlayın. Yazan kişilere olan borcunuzu en azından yorum yazarak göstermek gerektiğini lütfen unutmayın. Yazdığınız her bir yorum sizinde aklınıza işlenecek ve sizi geliştirecektir. Yazı yazmaya yazılanları yorumlayarak başlayabilirsiniz. Yorum yazabilmek için anlamanız gerekiyor. Anlamanız içinde dikkatli okumanız. Okumakla işe başlayın ama yorumlamayı da kesinlikle ihmal etmeyin.

Birçok blog sitesi yaptığınız yorumlarla birlikte referans bırakmanıza izin vermekte. Bu referanslarda oldukça güzel işinize yarayacaktır.

6. Blog yazılarınızda diğer blog yazılarına referanslar verin

Daha önce yazdığınız veya kardeş sitelerde yazılmış yazılara yeni makalelerinizden referans verin. Böylece eski makaleler nefes alır, yaşarlar. Yazıları arşiv olmaktan çıkartın ve değer verdiğinizi yeni makalelerinizde değinerek gösterin.

Bunu sonucunda ziyaretçileriniz konu hakkında diğer referans verilen yazılarıda inceleme fırsatı bulacaktır. Yazdığınız her bir makale ayrışmaktan kurtulup bir bütünün parçası olacaktır. Konuyla ilgili farklı bloglardaki yazılara referans vermekte yazınızın değerini eksiltmez, aksine değerlendirir. Yazılarınızda verebildiğiniz kadar fazla referans vermek sizin elinizde. Ziyaretçilerinizden önce yazılarınıza siz değer verin.

5. Ziyaretçilerinize değer verin, yorumlarına da sitenizde yer verin

Sürekli ziyaretçi kazanmak için ziyaretçilerinize değer verdiğinizi, fikirlerinin önemli olduğunu hissettirin. Blog yazılarınıza yorum yapılmasına izin verin. Her ne kadar günümüzde yorum formları spam amaçlı kullanılsa bile zor olanı başarıp ziyaretçi yorumlarını kontrollü olarak yayınlamanız gerekiyor.

Bloglarda karşılıklı iletişim yapılan yorumlar sayesinde olmakta. Yorumlara yanıt vermek, sorulan soruları cevaplamak blog makalenizin nefes almasını, ölmeden hayatta kalmasını sağlar. Aslında yapılan yorumlara göre makalenizi geliştirmekte sizin elinizde. İhtiyacınız olan sadece birazcık daha zaman.

4. Her zaman en başarılı makalelerinizi farklı sitelerde yer verin

Haftalık veya aylık bazlı olarak belli bir konuda makalelere yer veren siteleri incelemenizi tavsiye ederim. Yurt dışında isfullofcrap.com bu tarz bir site. Tanıtımlarınızı en başarılı bulduğunuz makaleniz üzerinden yapın. Sizi popüler yapacak olan ziyaretçilerinize ulaşmak için tanıtımlarınıza önem vermelisiniz. Konunuzla ilgili popüler siteleri takip etmek zorundasınız. Mümkünse bu tip sitelerde kendi makalelerinize de yer bulmaya çalışmalısınız. Sitenin sorumlularıyla iletişime geçmenin bir yolunu bulun ve kendinizi ifade edin.

3. Blog sitenizi blog arama motorlarına kayıt ettirin

Sadece 5 dakika vakit harcayarak sitenizi birkaç blog arama motoruna kaydını yaptırabilirsiniz. Burada önemli olan nokta popüler blog arama sitelerine üyelik kaydınızı yaptırmanız ve mümkünse bilgilerinizi güncel tutmanız. Başlangıç olarak birkaç ziyaretçi gelsede blog yazılarınızın sayısı arttıkça bu tip sitelerden makalelerinize ulaşacak ziyaretçi sayınızda artacaktır.

Mesela Java teknolojileriyle ilgili blog yazılarını kendi üzerinde yayınlayan javablogs.com adresini incelemenizi tavsiye ederim. Üyelik oldukça kolay, yazılarınızın eş zamanlı olarak sitede yayınlanmasını sağlıyorlar.

2. Makalenizi farklı popüler sitelerde yayımlatın

Sadece kendi blog sitenizde yayınlanan makalelerin izleyici kitleleri sizin blog ziyaretçileri ile sınırlıdır. Tüm kullanıcılarının makalelerine ev sahipliği yapan ücretsiz makale yayımlama sitelerinde de makalelerinizi izleyicilerin beğenisine sunmalısınız. Burada önemli olan nokta makalenizin konusuyla ilgili popüler bir paylaşım sitesi seçmek ve tabiki makalenizin yayınlanmasını sağlamak. Bu şekilde hizmet veren sitelerden birkaçı; ceviz.net, bildirgec.org ve tabiki java.name.tr

Böyle bir arayışın size faydası ise yazınızın imzasında veya içeriğinde geçen blogunuzun referansları olacaktır. Yazınızın ziyaretçilerini kendi blogunuzu duyuracak ve blogunuza ziyaretçi desteği sağlayacaksınız. Yayımladığınız makaleler popüler oldukça sitenize referans veren sitelerinde popülerliği artacak, arama motorları ise bu durumları kaçırmadan değerlendirmeye alacaktır.

1. Uzman olduğunuz konuda daha fazla makale yazmaya çalışın

Şimdiye kadar maddelediğimiz tüm başlıklar blog ziyaretçilerinizi arttırmaya yönelik püf noktalardı. Aslında gelen ziyaretçilerin görmek istedikleri güzel kaleme alınmış faydalı makaleler ve teknik yazılar olacaktır. Ziyaretçilerinize istediklerini verebilirseniz sürekli bir ziyaretçi kazanmış olursunuz. Belirli aralıklarla ziyaretçilerinizin blogunuzu ziyaret etmeleri istenen sonuçtur aslında. Söylemek istediğim konusunda başarılı fazla sayıda makale ziyaretçilerinizi blogunuza bağlar ve size sürekli ziyaretçi kazandırır.

Konusunda başarılı 50 farklı makale bence istediğiniz ziyaretçi kitlesini sitenize bağlayacaktır. Bu kadar makalenin yazılması vakit alabilir ama zaten blogların amacı da uzun sürede başarı yakalamak değil midir?