Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Temmuz 2012 Cuma
ATX, (Advanced Technology Extended: Geliştirilmiş Yüksek Teknoloji)
14 Temmuz 2012 Cumartesi
İşte İphone 5′in Fiyatı
Taobao üzerinden satış yapan satıcıların büyük kısmı, iPhone 5 sahibi olmak isteyenlerden ön sipariş bedeli olarak 160 dolar kaparo istiyor. Bir diğer satıcı ise, iPhone 5 için 1.100 dolar fiyat biçmiş durumda.
Öyle görünüyor ki bu satıcıların Apple ile herhangi bir alakaları yok. Henüz açıklanmayan bir cihaz için ön sipariş almaları ise, Çin'de zaten çok can yakan sahtekarların işi olabilir. Eğer ön sipariş için para yataıranlar, hatta 1.100 doları gözden çıkaranlar kaybettikleri para ile kalırlarsa şaşırmamak lazım. Zira benzer durumlar, Çin'de daha önce de pek çok kez yaşanmıştı.
12 Temmuz 2012 Perşembe
Bütün bu Facebook fotoğrafları nereye gidiyor?
Arktik Çember'in dış kısımlarında Facebook tarafından finanse edilen büyük bir inşaat projesi yatıyor:
binlerce sunucu çiftliğinin ilk evi
binlerce sunucu çiftliğinin ilk evi
Facebook Avrupa'daki ilk veri saklama fabrikasını Lulea, İsveç'te, Arktik Çember'in 96,6 kilometre güneyinde kuruyor.
Dünya çapında 900 milyon üyeye sahip olan ve giderek büyüyen Facebook, Avrupa'daki ilk veri saklama fabrikasını İsveç'in Lulea şehrinde, Arktik Çemberin 96,6 kilometre güneyinde kuruyor. Sebebi de şu: Doğal klima etkisi. Bazı İnternet “sunucu tarlaları”, makinelere güç vermeye harcadığı para kadar onları soğutmaya da harcıyor. Facebook'un Kuzey operasyonu üç adet yaklaşık 27 bin metrekarelik bina olacak şekilde genişleyecek, her bina on binlerce sunucu taşıyacak ve milyonlarca dolar elektrik harcanmaktan kurtulacak. Bunun ötesinde, binalar, sunuculardan ısı soğuracak şekilde tasarlanıyor ve çalışan ofisleri bu şekilde ısıtılacak. Bütün binaları yapmanın beklenen maliyeti 700 milyon dolardan fazla. İsveç, inşaat teşvikleri ve diğer teşvikleri kullanarak, özellikle temiz su enerjisini kullanmak dahil olmak üzere, daha çok dijital hizmet veren şirketi “Düğüm Kutbu” olarak pazarlanan yere davet ediyor.
Linux’u neden kullanalım?
GNU/Linux'u hiç düşündünüz mü?
Microsoft Windows'ta belli bir yere geldiyseniz, GNU/Linux'un UNIX'ten aldığı gücü görmek isteyebilir, kararlılığına hayran kalabilirsiniz. Bu yazımızda GNU/Linux sisteminin avantajları ve dezavantajları ile ilgili bilgi vereceğiz.
GNU/Linux'ta virüs bulunma ihtimali son derece düşüktür
GNU/Linux sisteminin avantajları ile başlayalım. En büyük avantajlarından biri, GNU/Linux sisteminde virüsler, trojanlar ve benzeri zararlı içeriğin barınamamasıdır. Bunun sebebi, sistem güvenliğinin üst seviyede olması ve izin verilmeyen hiçbir şeyin çalıştırılamamasıdır. EXE uzantılı dosyalar bazı dönüştürücüler kullanılarak GNU/Linux'ta çalıştırılabilir, ama bu EXE dosyası bir virüs olsa dahi yayılması mümkün değildir. Microsoft Windows'ta sistem klasörleri denen son derece nazik bir alandan birkaç güvenlik adımını (düşük seviyede) geçerek dosya silmek ve bir dahaki açılışta garipliklerle karşılaşmak çok olasıdır. Ama aynı olayın GNU/Linux'ta tekrarlanması mümkün değildir. GNU/Linux, sistem dosyalarını koruma açısından Microsoft Windows'tan çok daha üstündür.
GNU/Linux sistemleri Microsoft Windows sistemlerine göre çok daha kararlıdır
Kararlılık, uzun süre sistemin yeniden başlatılmasına gerek duyulmayacak şekilde işlemeye devam etmek olarak nitelendirilebilir. Bu anlamda, GNU/Linux'un çok daha kararlı olduğunu söyleyebiliriz. GNU/Linux'ta yeniden başlatmayı gerektirecek tek şey çekirdek (kernel) güncellenmesidir, bunun dışında yeniden başlatmayı gerektirecek başka bir duruma ben 3 yıllık GNU/Linux maceramda rastlamış değilim. Oysa Microsoft Windows kullanıyorsanız, bir USB bellek bile taktığınızda sistemin yeniden başlatılması gerektiğine dair bir uyarı alırsınız. Yeniden başlatma gereksinimi bununla da sınırlı değildir. Sisteme bir cihaz tanıtıyorsanız, sistemin yeniden başlatılması gerekebilir. Microsoft Windows bu anlamda oldukça “ünlü” bir sistemdir.
Microsoft Windows'un güvenlik açıklarını tespit edip düzeltmesi en az 1 ay alıyor
GNU/Linux açık kaynak kodlu bir sistemi işaret ettiği için, kod ile ilgilenen insan sayısı Microsoft firmasının çalıştırdığı insan sayısının birkaç katını geçer. Dolayısıyla sistem açıkları Microsoft Windows'a oranla daha kısa sürede çözüme kavuşturulur. Korsanların sistemlerde gezmesine imkân veren güvenlik açıkları, bu sebeplerden ötürü Microsoft Windows'ta daha zararlı sonuçlara fırsat verir.
İşletim sisteminiz para ile mi satılıyor?
GNU/Linux işletim sistemi para ile satılmaz, küçük güncelleştirmeler dışında, büyük güncelleştirmeler (sistemi yeniden başlatmanız, 1-1,5 GB boyutunda dosyalar indirmeniz gereken türde güncelleştirmeler) için de ücret talep edilmez. Oysa Microsoft Windows'un her bir sürümü için en az 100 Amerikan doları tutarında ücret talep edilir. Sistemde güvenlik açıkları ileri seviyelerde olduğu zaman, donanım ihtiyaçları yeni bir büyük güncellemeyi gerektirdiği zaman (oysa aynı sistemlerle GNU/Linux sürümlerini hâlâ kullanabilecek durumdasınız, ayrıntıyı aşağıda vereceğiz) Microsoft Windows yeni bir büyük sürümü piyasaya sunmakta ve Basic, Home, Professional gibi çeşitli özellikleri eklenip çıkarılmış sürümleri bu sıraya göre giderek artan fiyatlarda kullanıcıya satmaktadır. Eğer, kesinlikle tavsiye etmemekle beraber, işletim sisteminizi (ve alışkanlık durumunuza göre daha pek çok şeyi) “korsan” olarak tabir ettiğimiz, ücretini ödemeden, yasal olmadan elde etmeyi tercih ediyorsanız, artık bir başka sorununuz var demektir.
İşletim sisteminiz “özgür” mü?
Microsoft Windows'un kodları kapalıdır. Açık kaynak kod olarak tabir ettiğimiz yapıya sahip değildir. Açık kaynak kod ne demektir? Açık kaynak kodlarda, kodları incelemeniz, değişiklik yapmanız, bu değişiklik ile yeni bir sürüm meydana getirmeniz ve bunu tamamen ücretsiz ve kamu lisansına uyulması kaydı ile piyasaya sürmeniz mümkündür. GNU/Linux'un mimarı Linus Torvalds'ın ortaya koyduğu çekirdek (kernel) yapısının üzerine her geliştirici grubu farklı bir sistemle ve açık kaynak kod usüllerine uygun olarak farklı bir yapı koymuş ve ortaya birbirinden farklı özelliklere (temel aynı olmakla beraber ulaşma biçimleri farklıdır) sahip yüzlerce “GNU/Linux dağıtımı” olarak tabir ettiğimiz programlara ulaşmıştır. Microsoft Windows programının bugün 100 Amerikan doları iken yarın 300 Amerikan doları olmayacağını kim garanti edebilir? Aynı şekilde, Microsoft Office yazılım paketinin 150-200 Amerikan doları iken 500 Amerikan doları olmayacağını kim garanti edebilir? Fiyatta çok büyük, karşılanamayacak bir durum olduğu zaman GNU/Linux sistemi devreye girebilir. Özgür yazılımın bir başka boyutu da, sistemde bir hata (“bug” olarak tabir edilir) bulduğunuz zaman bunu geliştiricilere ulaştırmak son derece basittir. Oysa Microsoft Windows için bu bildirme süreci o kadar kolay değildir ve her zaman başarıya ulaşacağı garantisi de yoktur. Microsoft firmasındaki sorun çözme birimi (eğer varsa) o kadar disiplinli değil veya sadece bir kişi var, işlere yetişemiyor diye düşünüyorum.
İşletim sistemini kurduktan sonra işiniz bitiyor mu?
Microsoft Windows'un herhangi bir sürümünü alıp kurduğunuzu düşünelim. Kurma işlemi yaklaşık 20-25 dakikada tamamlanmaktadır. Bu aşamadan sonra sisteminize bir ofis programı, bir virüs koruma programı, bir trojan koruyucu program, bir mesajlaşma yazılımı, web tarayıcı, film ve müzik oynatma programları, pdf türü dosya okuyan bir program, arşiv yöneticileri, ve arzunuza göre diğer programları kurmanız gerekecektir. Böylece bütün kurulum işlemleri 2 saat civarında sürecektir. Peki, GNU/Linux'ta durum nedir? Bu söylenen programların %80'i, hattâ daha fazlası, GNU/Linux sürümünü kurduğunuz andan itibaren kullanılmaya hazırdır. Kurma süresi 20-25 dakika civarındadır, ama Microsoft Windows'taki 2 saat ile karşılaştırıldığı zaman, “ilk anda tam anlamıyla kullanmaya hazır” işletim sistemi kavramı düşünüldüğünde GNU/Linux daha başarılıdır. Elbette, hâlâ ihtiyacınız olacak bazı paketlerin kurulmamış olduğunu görebilirsiniz, GNU/Linux sürümleri “ortalama” kullanıcıya yönelik olarak ve en hızlı ve etkili kurulum sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Bu dengenin mümkün olduğunca kullanıcı lehine tutulması hedeflenmektedir.
8 Temmuz 2012 Pazar
Facebook ve Yahoo anlaşmaya vardı
Bir dönemin en ünlü portallarından olan Yahoo, son yılların yükselen sosyal ağı Facebook reklam anlaşmasına imza attı.
ORTAK REKLAM ÇALIŞMALARI
Buna göre her iki taraf da ortak reklam çalışmaları yapacak. Ayrıca daha önce dava konusu olan bazı patentleri de paylaşacaklar. Bunlara ek olarak Facebook kullanıcıların Yahoo ile sosyal entegrasyonu geliştirilecek.
'Yapılan anlaşma ile hem kullanıcılara hem reklam verenlere özel ürünler ve deneyimler sunacağız' diyen Yahoo'nun geçici CEO'su Ross Levinsohn, işbirliği için çok heyecanlı olduklarını belirtti. Facebook'tan Sherly Sandberg ise 'işbirliği ile kullanıcılara daha gelişmiş bir sosyal medya deneyimi sunarken reklamverenler için değer oluşturacağız' dedi.
Suriye helikopterlerine İtalyan teknolojisi
Derginin Wikileaks belgelerindeki bilgilere dayandırdığı haberinde, Finmeccanica’nın Selex Elsag birimi, Suriyeli yetkilikere, polis, ordu ve acil müdahale ekipleri tarafından kullanılan Tetra mobil iletişim donanımı satıyordu. Aynı donanım ayrıca Suriye’deki çeşitli kurum ve örgütlere de satıldı.
Tetra sisteminin, araçlardan ve helikopterlerden güvenli, şifreli iletişim yapılmasını sağladığına dikkat çeken L’Espresso, söz konusu teknolojinin sivil ve askeri alanda kullanılabildiğini belirtti. Finmeccanica’nın ise sattığı donanım hakkında, “sadece sivil kullanım için tasarlandığını” açıkladığı ifade edildi.ntvmsnbc
6 Temmuz 2012 Cuma
Gelmiş Geçmiş En İyi Kameralı Akıllı Telefon
Fotoğraf ve görüntü teknolojileri alanında aralıksız çalışan ve dünyanın en büyük kamera üreticisi olan Nokia, 41 MP Nokia 808 adlı ürünün Türkiye’de duyurdu.
Nokia 808 PureView yüksek çözünürlüklü 41 megapiksel sensör, Carl Zeiss mercek ve Nokia’nın geliştirdiği over-sampling teknolojisini bir araya getiriyor. Bu, standart çözünürlüklerde (2/3, 5 ve 8 megapiksel) netlikten ödün vermeden zoom yapabilmek ve yedi piksellik bilgiyi bir piksele sıkıştırmak suretiyle hayal edebileceğiniz en net görüntüyü elde edebilmek anlamına geliyor.
Böylece yüksek çözünürlüklerde (maksimum 38 megapiksel) görüntüleri yakalamak, zoom yapmak, keserek yeniden boyutlandırmak ve görülmesini istediğiniz detaylara odaklanmak mümkün oluyor.
Düşük aydınlatmalı ortamlardaki üstün performansı ve e-posta, MMS ve sosyal ağlarda paylaşmak için yoğun boyuttaki görüntü dosyalarını kaydedebilme özelliği ile Nokia 808 PureView, herkesin her koşulda bir profesyonelin elinden çıkmış gibi görünen fotoğraflar çekebilmesine olanak tanıyor.
Nokia 808 Pureview 41 MP kamera ile görüntü teknolojilerinde bir devrime öncülük ederek özel Nokia PureView teknolojisiyle üst düzey görüntü deneyiminde yeni bir endüstri standardının öncülüğünü yapıyor.
Üstün hareketsiz görüntü teknolojisine ek olarak Nokia 808 PureView, kayıpsız 4X zoom ile full HD 1080p video kaydetme ve oynatmanın yanı sıra Nokia Rich Recording özellikli ilk telefon olma niteliğini taşıyor.
Rich Recording, daha önce yalnızca ekstra bir mikrofonla elde edilebilen CD kalitesinde ses kaydı elde etmeye olanak tanıyor. Nokia 808 PureView herhangi bir stereo ses içeriğini herhangi bir kulaklıkta surround ses deneyimine dönüştüren özel Dolby Kulaklık ve 5.1 kanal surround ses için Dolby Digital Plus teknolojisi sunuyor.
5 Temmuz 2012 Perşembe
FBI tüm dünyanın internetini kesebilir
DNSChanger ismini taşıyan virüsün yarattığı tehdit ortadan kalktığında kapatılan sunucular tekrar hizmete girecek.
Söz konusu virüs, kullanıcıların tarayıcılarını hacker'ların sahte sitelerine yönlendiriyor.
FBI kullanıcılara güvenlik ortağı tarafından yönetilen dcwg.org web sitesini ziyaret ederek, zararlı yazılıma sahip olup olmadıklarını kontrol etmelerini öneriyor.
4 Temmuz 2012 Çarşamba
Android oyunları hakkında bilgiler
Dokunmatik ekran, WiFi ve 3G gibi özelliklere ev sahipliği yapan akıllı telefonlar; günümüzde ufak yaştaki çocuklar tarafından bile kullanılabilir hale gelerek topluma müthiş bir şekilde adapte olmuş durumda bulunuyor. Yediden yetmişe herkesin hayatını kolaylaştıran, daha eğlenceli bir telefon deneyimi yaşamasına olanak sağlayan akıllı telefonlarda kullanılan işletim sistemleri ise markadan markaya değişiklik gösterebiliyor. Bilhassa Samsung tarafından sıkça tercih edilen Android işletim sistemi, arkasına Google’ın desteğini de alarak sektörde ciddi bir pay kapmış bulunuyor.
11 Android oyunları iOS platformu için üretilen ve geçtiğimiz günlerde 1 milyar dolar gibi astronomik bir rakama satışı gerçekleşen Instagram, artık Android platformu için geliştirilen uygulamasıyla da kullanılabilir hale gelmiş bulunuyor. Bu gelişme, uygulama geliştiricilerinin hali hazırda ilk tercihi halinde bulunan iOS işletim sisteminin yanı sıra Android’in de artık tercih sebebi haline geldiğinin bir göstergesi olarak da yorumlanabilir.
Google Play adındaki sayfaya üye girişi yapıldığı takdirde; hali hazırda bulunan yüzlerce, belki de binlerce android uygulamaları ve android oyunları arasından istenilen herhangi birisi -ekseriyetle- ücretsiz olarak temin edilebilir durumda. Geliştirilen bu android programları kullanıcıların Twitter ve Facebook gibi sosyal medya platformlarını etkili ve daha az kaynak tüketecek şekilde kullanmaları noktasında yarar sağlayabiliyor.
Ancak geniş bir derya olarak da nitelendirilebilecek bu uygulama arşivi arasından en etkili ve kullanışlı programları seçebilmek ciddi maharet isteyen bir konu. Ve ne yazık ki çoğu kullanıcı bu derya arasında kendi işine yarayacak ve kolaylık sağlayacak uygulamaları bulmakta zorluk çekiyor. Söz konusu kullanıcılara kolaylık sağlamak adına yayın hayatına atılmış ve ziyaretçilere hizmet vermeye devam eden www.androidoyunlarim.com adresi ise; geniş oyun ve uygulama arşiviyle en son gelişmeleri Android kullanıcılarına ücretsiz olarak sunuyor.
11 Android oyunları iOS platformu için üretilen ve geçtiğimiz günlerde 1 milyar dolar gibi astronomik bir rakama satışı gerçekleşen Instagram, artık Android platformu için geliştirilen uygulamasıyla da kullanılabilir hale gelmiş bulunuyor. Bu gelişme, uygulama geliştiricilerinin hali hazırda ilk tercihi halinde bulunan iOS işletim sisteminin yanı sıra Android’in de artık tercih sebebi haline geldiğinin bir göstergesi olarak da yorumlanabilir.
Google Play adındaki sayfaya üye girişi yapıldığı takdirde; hali hazırda bulunan yüzlerce, belki de binlerce android uygulamaları ve android oyunları arasından istenilen herhangi birisi -ekseriyetle- ücretsiz olarak temin edilebilir durumda. Geliştirilen bu android programları kullanıcıların Twitter ve Facebook gibi sosyal medya platformlarını etkili ve daha az kaynak tüketecek şekilde kullanmaları noktasında yarar sağlayabiliyor.
Ancak geniş bir derya olarak da nitelendirilebilecek bu uygulama arşivi arasından en etkili ve kullanışlı programları seçebilmek ciddi maharet isteyen bir konu. Ve ne yazık ki çoğu kullanıcı bu derya arasında kendi işine yarayacak ve kolaylık sağlayacak uygulamaları bulmakta zorluk çekiyor. Söz konusu kullanıcılara kolaylık sağlamak adına yayın hayatına atılmış ve ziyaretçilere hizmet vermeye devam eden www.androidoyunlarim.com adresi ise; geniş oyun ve uygulama arşiviyle en son gelişmeleri Android kullanıcılarına ücretsiz olarak sunuyor.
3 Temmuz 2012 Salı
Bilgisayarınızı Virüsler Ele Geçirdiyse Ne yapmalı?
Zararlılar bazen canımızı fazlasıyla sıkabiliyor. Büyük bir yıkıma neden olmadığı bir zamanda dahi oluşturdukları gereksiz dosyalar ile sistemi tıkayıp, açılır pencerelerle karşımıza çıkabiliyor, tarayıcımıza araç çubukları yükleyebiliyorlar. Bazı durumlarda ise tüm bilgisayarınızın kontrolünü ele geçirebiliyorlar.
Bilgisayarınız yavaşladı, Windows'u açmanız bile neredeyse imkansız hale geldi. Verileriniz internette yayınlanmaya başladı, daha kötüsü bastığınız tuşlar da birilerinin ellerine geçiyor. Zararlılar tarayıcınızı da ele geçirdi ve sizi birtakım garip sitelere yönlendiriyorlar. Windows'da açtığınız herhangi bir program ise size sahte reklamlarla ve programlarla eşlik ediyor mu!
Peki ne yapmalısınız?
1. Adım: kendinize sahip olun
Öncelikle zararlıların sisteminize bulaşmasından sorumlu kişinin muhtemelen siz olduğunu anlamlısınız. Bir zararlının sisteminize bulaşması için bilmediğiniz bir dosyayı indirmeniz veya bir yazılımla yüklenen araç çubuğuna izin vermeniz gerekiyor. Veya sisteminizi virüslere karşı taradığını iddia eden sitelere inanmış olmanız.
Peki kendi alışkanlıklarınıza karşı kendinizi nasıl koruyabilirsiniz? Bu üç basit kuralı uygulayın: Bir şey eğer fazlasıyla iyimser ise, garip görünüyorsa veya size tanımadık geliyorsa onu çalıştırmayın, yüklemeyin. "Evet"e tıklamayın ve onu sisteminize sokmayın. Google gibi bir arama motorunda bu durum veya yazılım hakkında bir arama yapın. İnternetteki her şeyin güvenli olduğunu düşünerek sörf yapmayın.
2. Adım: Tarayıcı engelleyicileri
Tarayıcılardaki ve eklentilerdeki açıklar veya kullanıcı hataları, sisteminize bir anda diz çöktürebilir. İlk olarak en basit adımdan başlayın: Eski bir tarayıcı kullanmayın. Firefox, Chrome veya Internet Explorer'ın son sürümünü kullandığınızdan emin olun.
Firefox'da NoScript gibi bir eklentiyi kullanarak web sitelerinin siz istemedikçe Javascript gibi kodları çalıştırmasına engel olabilirsiniz. Chrome'da bu özellik için bir eklenti bulunmuyor ancak Javascript, ayarlardan kapatılabiliyor. Chrome'da siteye özel ayarlamalar yapmak da mümkün.
Bu konuda yararlanabileceğiniz diğer eklentiler ise şunlar: Web of Trust, KB SSL Enforcer, ve HTTPS Everywhere.
3. Adım: güvenlik yazılımları
Zararlıların bir kapıdan içeri girdiklerini düşündüğümüzde, onların istilasına uğramadan önce neden önlemini almayasınız? Öncelikle yüklediğiniz her programı hızlıca tarayan kapsamlı bir güvenlik aracı yüklemelisiniz. Bu konuda basit ve ücretiz olan Windows Security Essentials'ı kullanabilirsiniz.
Security Essentials, virüs güncellemelerini Microsoft'tan otomatik olarak alıyor ve gerçek zamanlı bir korunma sunuyor. Araç, geceleri otomatik olarak sisteminizi tarıyor ancak bunu istediğiniz gibi değiştirmeniz mümkün.
Daha iyi bir anti-zararlı yazılımı arıyorsanız, SuperAntispyware ve Malwarebytes' Anti-Malware oldukça iyi alternatifler. Malwarebytes' Anti-Malware'i ücretsiz sürümünü sunduğu işlevler nedeniyle size önerebiliriz. Ancak iki araç da ücretsiz sürümlerinde gerçek zamanlı bir koruma sunmuyor ve taramayı kendiniz çalıştırmanız gerekiyor.
Sisteminizin başına bir felaket geldiğinde ise ComboFix imdadınıza yetişebilir. Araç, sisteminiz için herhangi bir koruma sunmuyor ancak Windows Kurtarma Konsolu yoluyla zararlıları kaldırabiliyor
4. Adım: Afet yönetimi
Rkill ile kapanmak istemeyen işlemleri zorla kapatabilirsiniz
Zararlılar, farklı biçimlerde ve farklı "bulaşma seviyelerinde" ortaya çıkıyorlar. Bu ise her durum için kusursuz bir onarım sunmayı zor bir hale getiriyor. Ancak yine de sizlere PC'nizi zararlılardan kurtarmanızı sağlayacak faydalı bazı ipuçları verebiliriz.
Öncelikle Windows Security Essentials ile "Tam" bir tarama gerçekleştirin. Bu işlemin tüm sorunlarınızı çözmesi mümkün olmayabilir, ancak yine de denemeye değer.
İşe yaramadıysa bu kez Malwarebytes' Anti-Malware ile sisteminizde tam bir tarama gerçekleştirin. Araç eğer zararlıları bulup kaldırdıysa bu iyi, ancak bulamadıysa biraz daha yaratıcı olmanın zamanı gelmiş demektir.
RKill'i çalıştırın ve arka planda çalışan zararlı işlemleri zorla kapatmaya çalışın. Şimdi Malwarebytes' Anti-Malware'i kullanarak tekrar tam bir tarama gerçekleştirin.
Zararlılar bazen canımızı fazlasıyla sıkabiliyor. Büyük bir yıkıma neden olmadığı bir zamanda dahi oluşturdukları gereksiz dosyalar ile sistemi tıkayıp, açılır pencerelerle karşımıza çıkabiliyor, tarayıcımıza araç çubukları yükleyebiliyorlar. Bazı durumlarda ise tüm bilgisayarınızın kontrolünü ele geçirebiliyorlar.
Bilgisayarınız yavaşladı, Windows'u açmanız bile neredeyse imkansız hale geldi. Verileriniz internette yayınlanmaya başladı, daha kötüsü bastığınız tuşlar da birilerinin ellerine geçiyor. Zararlılar tarayıcınızı da ele geçirdi ve sizi birtakım garip sitelere yönlendiriyorlar. Windows'da açtığınız herhangi bir program ise size sahte reklamlarla ve programlarla eşlik ediyor mu!
Peki ne yapmalısınız?
1. Adım: kendinize sahip olun
Öncelikle zararlıların sisteminize bulaşmasından sorumlu kişinin muhtemelen siz olduğunu anlamlısınız. Bir zararlının sisteminize bulaşması için bilmediğiniz bir dosyayı indirmeniz veya bir yazılımla yüklenen araç çubuğuna izin vermeniz gerekiyor. Veya sisteminizi virüslere karşı taradığını iddia eden sitelere inanmış olmanız.
Peki kendi alışkanlıklarınıza karşı kendinizi nasıl koruyabilirsiniz? Bu üç basit kuralı uygulayın: Bir şey eğer fazlasıyla iyimser ise, garip görünüyorsa veya size tanımadık geliyorsa onu çalıştırmayın, yüklemeyin. "Evet"e tıklamayın ve onu sisteminize sokmayın. Google gibi bir arama motorunda bu durum veya yazılım hakkında bir arama yapın. İnternetteki her şeyin güvenli olduğunu düşünerek sörf yapmayın.
2. Adım: Tarayıcı engelleyicileri
Tarayıcılardaki ve eklentilerdeki açıklar veya kullanıcı hataları, sisteminize bir anda diz çöktürebilir. İlk olarak en basit adımdan başlayın: Eski bir tarayıcı kullanmayın. Firefox, Chrome veya Internet Explorer'ın son sürümünü kullandığınızdan emin olun.
Firefox'da NoScript gibi bir eklentiyi kullanarak web sitelerinin siz istemedikçe Javascript gibi kodları çalıştırmasına engel olabilirsiniz. Chrome'da bu özellik için bir eklenti bulunmuyor ancak Javascript, ayarlardan kapatılabiliyor. Chrome'da siteye özel ayarlamalar yapmak da mümkün.
Bu konuda yararlanabileceğiniz diğer eklentiler ise şunlar: Web of Trust, KB SSL Enforcer, ve HTTPS Everywhere.
3. Adım: güvenlik yazılımları
Zararlıların bir kapıdan içeri girdiklerini düşündüğümüzde, onların istilasına uğramadan önce neden önlemini almayasınız? Öncelikle yüklediğiniz her programı hızlıca tarayan kapsamlı bir güvenlik aracı yüklemelisiniz. Bu konuda basit ve ücretiz olan Windows Security Essentials'ı kullanabilirsiniz.
Security Essentials, virüs güncellemelerini Microsoft'tan otomatik olarak alıyor ve gerçek zamanlı bir korunma sunuyor. Araç, geceleri otomatik olarak sisteminizi tarıyor ancak bunu istediğiniz gibi değiştirmeniz mümkün.
Daha iyi bir anti-zararlı yazılımı arıyorsanız, SuperAntispyware ve Malwarebytes' Anti-Malware oldukça iyi alternatifler. Malwarebytes' Anti-Malware'i ücretsiz sürümünü sunduğu işlevler nedeniyle size önerebiliriz. Ancak iki araç da ücretsiz sürümlerinde gerçek zamanlı bir koruma sunmuyor ve taramayı kendiniz çalıştırmanız gerekiyor.
Sisteminizin başına bir felaket geldiğinde ise ComboFix imdadınıza yetişebilir. Araç, sisteminiz için herhangi bir koruma sunmuyor ancak Windows Kurtarma Konsolu yoluyla zararlıları kaldırabiliyor
4. Adım: Afet yönetimi
Rkill ile kapanmak istemeyen işlemleri zorla kapatabilirsiniz
Zararlılar, farklı biçimlerde ve farklı "bulaşma seviyelerinde" ortaya çıkıyorlar. Bu ise her durum için kusursuz bir onarım sunmayı zor bir hale getiriyor. Ancak yine de sizlere PC'nizi zararlılardan kurtarmanızı sağlayacak faydalı bazı ipuçları verebiliriz.
Öncelikle Windows Security Essentials ile "Tam" bir tarama gerçekleştirin. Bu işlemin tüm sorunlarınızı çözmesi mümkün olmayabilir, ancak yine de denemeye değer.
İşe yaramadıysa bu kez Malwarebytes' Anti-Malware ile sisteminizde tam bir tarama gerçekleştirin. Araç eğer zararlıları bulup kaldırdıysa bu iyi, ancak bulamadıysa biraz daha yaratıcı olmanın zamanı gelmiş demektir.
RKill'i çalıştırın ve arka planda çalışan zararlı işlemleri zorla kapatmaya çalışın. Şimdi Malwarebytes' Anti-Malware'i kullanarak tekrar tam bir tarama gerçekleştirin.
1 Temmuz 2012 Pazar
Dünyanın en pahalı fotoğraf makinesi!
Son yıllarda eski fotoğrafçılık malzemelerine olan ilgi müthiş birhızla artıyor.
Düzenlenen açık artırmalarda eski ürünler, dudak uçuklatacak rakamlara alıcı buluyordu ancak bugün satışı gerçekleşen Leica markalı ürün gelmiş geçmiş en pahalı fotoğraf makinesi olmayı başardı.
Viyana’da düzenlenen bir açık artırmada 1923 yılına ait Leica marka bir fotoğraf makinesi koleksiyonerlere tanıtıldı. Üretimi 25 adet ile sınırlı kalan ve bugüne kadar sadece 12 tanesi günümüze kadar ulaşabilen Leica A modelinin prototipi, 2.16 Milyon Euro’ya alıcı buldu.
Tahminlerin çok üzerinde bir rakamdan satılan ürün için ön görüler 600.000 Euro düzeyindeydi. 300.000 Euro’dan başlayan açık artırmada fiyat dört dakika gibi kısa bir süre içinde 1.8 Milyon Euro’ya kadar yükseldi ve açık artırma sona erdi. Kazananın vergiler dahil ödeyeceği meblağ ise 2.16 Milyon Euro’yu bulacak.
Dört dakikada dünyanın en pahalı fotoğraf makinesi unvanının sahibi olmayı başaran bu modele karşılık daha önceki rekor geçen yıl gerçekleşen bir satışta 1.32 Milyon Euro ile yine bir Leica modeline aitti.
Android ve Adobe Flash Player
Android 4.1'in duyurulmasının ardından Flash desteği sunmayacağı ile ilgili haberler gelmişti ama Adobe'nin bu konudaki kesin ve net açıklaması, tüm umutları suya düşürdü.
Android 4.1 Jelly Bean tanıtıldı veyeni özelliklerinin yanında Flash desteği olmayacağı iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Android kullanıcıları bu konudan oldukça şikayetçi olsalar da, hatırlarsanız Adobe'nin bu konudaki tavrı aslında çok netti.
Firma Jelly Bean işletim sisteminin Flash için sertifika almadığını ve almayacağını açıklayarak, mobil Flash'ın artık ortadan kaldırılacağını bir nevi açıklamış oldu.
Dünyanın ilk ve tek Android 4.1 Jelly Bean işletim sistemli tableti Nexus 7'de yapılan testlerde de, Adobe'un artık tarayıcı üzerinden yükleme seçeneklerini sunmadığı ortaya çıktı.
Kısacası artık mobil cihazlarda Flash desteği göremeyeceğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz. iOS'ta zaten olmayan eklenti, Android'den de elini ayağını çekmiş oldu. Zaten benim kullandığım Galaxy Fit de flash desteği yoktu o yüzden ben rahatım.
Firma Jelly Bean işletim sisteminin Flash için sertifika almadığını ve almayacağını açıklayarak, mobil Flash'ın artık ortadan kaldırılacağını bir nevi açıklamış oldu.
Dünyanın ilk ve tek Android 4.1 Jelly Bean işletim sistemli tableti Nexus 7'de yapılan testlerde de, Adobe'un artık tarayıcı üzerinden yükleme seçeneklerini sunmadığı ortaya çıktı.
Kısacası artık mobil cihazlarda Flash desteği göremeyeceğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz. iOS'ta zaten olmayan eklenti, Android'den de elini ayağını çekmiş oldu. Zaten benim kullandığım Galaxy Fit de flash desteği yoktu o yüzden ben rahatım.
Android ve Adobe Flash Player, player, flash,android, adobe flash
30 Haziran 2012 Cumartesi
Google Chrome 310 Milyona Ulaştı!
Google Chrome 310 Milyona Ulaştı!
iOS ve Android için stabil sürümü çıkan Google Chrome, 310 milyonu geçik kullanıcı sayısına ulaştı. Google'ın büyük başarısına yakından bakalım.
29/06/2012 16:00
1 senede sayısını ikiye katlayan Chrome, Mart ayından beri kullanım oranı bakımından Microsoft'un Internet Explorer'ı ile liderlik mücadelesi veriyor. Chrome yeni açıklanan rakamlarıyla liderliğini ilan etti. Dünyanın en çok kullanılan tarayıcısı Google Chrome.
Google, Nexus 7 tablet ve Galaxy Nexus'da varsayılan olarak Chrome tarayıcısını kullanacak. Diğer Jelly Bean cihazlarda da varsayılan olarak Google Chrome'un kullanılması bekleniyor. Ayrıca Google Chrome, iOS tabanlı cihazlar için de çıktı.
27 Haziran 2012 Çarşamba
YouTube'un 301 gizemi çözüldü
Peki popüler bir videoda "beğenme"lerin sayısı hızla artarken izleme sayacının 301'de takılmasının nedeni, YouTube'daki bir hata mı? YouTube Analytics'den bir yetkili, bu sorunun cevabını net bir biçimde veriyor. YouTube'dan Ted Hamilton'a göre YouTube'un sayacının 301'de takılmasının nedeni bir kodlama hatası değil, sadece sistemin kötüye kullanılmasını engellemek üzere alınmış bir önlem. Yani video sayacının popüler bir videoda işlemiyormuş gibi durması, YouTube geliştiricilerinin sayacın düzgün işlemesi için aldığı bir önemden başka bir şey değil. Bu "takılma" bir süre sonra "çözülüyor" ve YouTube, gerçek izlenme sayısını göstermeye devam ediyor.
25 Haziran 2012 Pazartesi
Plazma TV Panasonic ile yeniden doğuyor
LCD ve LED ekranların çıkışı ile kullanım alanı oldukça azalan plazma teknolojisi , şimdilerde televizyon üretiminde dünyanın ileri gelen Japon markası konumundaki Panasonic’in ellerinde yeniden doğuyor.

Artık yok olacak gözü ile bakılan plazma teknolojisinin eksi yönlerini ortadan kaldırarak yeniden piyasaya sunan Panasonic, üretimini gerçekleştirdiği ürünün adını Smart Viera TX-P50GT50E verdi. 50’’ olarak üretilen plazma TV’nin yüksekliğini istediğiniz ayarlayabiliyorsunuz. 4 çekirdekli işlemcisi bulunan televizyon kablosuz ağ bağlantı özelliği de var. Bunu gerçekleştirmek için yapmanız gereken tek şey kullanılan kablosuz ağın şifresini girmek.
Hareketli görüntülerde oldukça başarılı olan televizyon 3D tuşu bulunan kullanımı kolay kumandası ile birlikte geliyor. Panasonic TX-P50GT50E 3D Plazma TV USB ve HDMI girişleri ile bir çok cihaza bağlanabiliyor. DLNA kablosuz bağlantı üzerinden bilgisayara da bağlanabiliyor.
Artık yok olacak gözü ile bakılan plazma teknolojisinin eksi yönlerini ortadan kaldırarak yeniden piyasaya sunan Panasonic, üretimini gerçekleştirdiği ürünün adını Smart Viera TX-P50GT50E verdi. 50’’ olarak üretilen plazma TV’nin yüksekliğini istediğiniz ayarlayabiliyorsunuz. 4 çekirdekli işlemcisi bulunan televizyon kablosuz ağ bağlantı özelliği de var. Bunu gerçekleştirmek için yapmanız gereken tek şey kullanılan kablosuz ağın şifresini girmek.
Hareketli görüntülerde oldukça başarılı olan televizyon 3D tuşu bulunan kullanımı kolay kumandası ile birlikte geliyor. Panasonic TX-P50GT50E 3D Plazma TV USB ve HDMI girişleri ile bir çok cihaza bağlanabiliyor. DLNA kablosuz bağlantı üzerinden bilgisayara da bağlanabiliyor.
Bir önceki Insteon uzaktan kumandalı LED ampul başlıklı haberimizde, Insteon LED ampul, Insteon LED ampul fiyatı ve Insteon LED ampul fiyatı ne hakkında bilgiler vermiştik.
20 Haziran 2012 Çarşamba
Samsung Galaxy S3 İnceleme ve Özellikleri
Galaxy S ve SSK kendi kuşaklarının en iyi akıllı telefonlar arasında yer aldı. S III hiç bir telefon değil, bir güzel, büyülü çakıl Samsung net bir dağ dere bulunan, ve o tüm sinir bozucu adresinden kupa onun gözünü kırpmayan konsantrasyonu bulmak gerekir neden olan, seni seviyor. Evet, dev bir yüzünü tanır beyin, ve ses ve arkadaşlarınızın yüzleri vardır ve Uyumadan kadar izlemeye devam edeceğiz - ama uyurken izlemek için gitmiyor. Yani creepy olacaktır.
Samsung Galaxy S3 Özellikler:
Bigger, Better
5.3in-ekranlı Galaxy Not sürpriz başarısının ardından, Samsung, amiral gemisi telefonu neredeyse-olarak-büyük 4.8in ekran vermeye karar verdi. O halde, Not gibi elinizdeki büyük görünmüyor - bu gülünç kadar hala büyük, ama değil.
On You Got My Eye
En akıllı telefonlarda, öne bakan kamera yüzünüzü altından nasıl göründüğünü görmek için kullanılır. S III, sizi ekrana bakarken zaman tanımak sağlayan en önemli özelliklerinden biri.
Büyük Telefon, Big Brain
Bilgisayar kas açısından, Android smartphone telefonlar alanında yol - ve S III, dört çekirdekli 1.4GHz Exynos çip ve 1GB RAM ile, hepsini brainiest arasındadır. Çok uzun zaman önce, bu bir masaüstü bilgisayar için saygın özellikleri olurdu.
Filmin süresi
S III 4.8in, 1280x720 ekran oyunlar ve videolar bir ışıltı verir ve 306ppi bir piksel yoğunluğu ile birlikte, Retina topraklarına sürünen oldu. Bu AMOLED PenTile değil sebzelik RGB çeşitli, ama Samsung'un son uzun PenTile görüntüler düşünüyor.
Robot Relaxing
Samsung Android 4.0.4 (Ice Cream Sandwich) üzerinden atmıştır ki 'deri' S III sakin, doğal tasarım ilkesi ile uyum içindedir. Ekran kilidini güzel bir spa havuzu üst parmağınızı çalıştırıyorsanız gibi hissettiren su, dalgaların eşlik ediyor.
Sizin Pic alın
S III kamera selefi (sekiz) olarak megapiksel aynı sayıda olabilir, ancak gözlük bütün hikayeyi değildir: yeni sensör iyi düşük ışık performansı için aydınlatılmış arka olduğunu. Otomatik olarak sekiz çekim alır ve iyi biri alır yanı sıra 'En İyi Fotoğraf', bu S III yapmalıdır kullanışlı kam .
Kablosuz Büyücülük
Aslında günde bir kez takarak zorunda ağrı ve tırmandığı sizi kurtaran, eğer S III için bir kablosuz endüktif şarj satın almak mümkün olacak.
S SES
Sesle kontrol ileriye doğru büyük bir adım atmıştır - S III Siri gibi bir konuşma 'asistanı' bulunmamış, ancak, randevular ve alarm ayarlama işlemleri ve komut uyanmak gibi, aynı şeyleri birçok yapabilirsiniz.
Pop-Up Oynat
S III iç organların müthiş bir güç bunu oynuyor ederken bir video pick up ve diğer ekranlar ve uygulamalar üzerinde etrafında sürükleyin olanak sağlayan bu kurnaz yeteneği belirgindir. Biz bunun için yararlı olduğu konusunda emin değiliz, ama çok serin.
Doğrudan Çağrı
Basit ama kullanışlı. Eğer birisi bir metin almak ve bunları geri çağırmak istediğinizde, sadece kulağınıza telefonu tutun. Yakınlık sensörü ve ivme oluyor ve arama ne fark edeceksiniz.
Akıllı kalmak
Samsung'un kurnaz yüz tanıma teknolojili S III önemli biridir, ve bu onun en yararlı uygulamasıdır: Bu, bakarken ekran yaktı ve kilitli tutar. Hatta uyanık ya değilsin olmadığını söyleyebilirim.
S Işın
İki Galaxy S 3 birlikte bulunuyor ve eşleştirme olmadan dosyalarınızı paylaşabilirsiniz dokunun. Bu bağlantı yapar NFC, bir combo kullanır ve bu yüzden hızlı dosya aktarımı, bir 10MB şarkı için izin Wi-Fi Direct, örneğin, bir kaç saniye sürecektir.

Bigger, Better
5.3in-ekranlı Galaxy Not sürpriz başarısının ardından, Samsung, amiral gemisi telefonu neredeyse-olarak-büyük 4.8in ekran vermeye karar verdi. O halde, Not gibi elinizdeki büyük görünmüyor - bu gülünç kadar hala büyük, ama değil.
On You Got My Eye
En akıllı telefonlarda, öne bakan kamera yüzünüzü altından nasıl göründüğünü görmek için kullanılır. S III, sizi ekrana bakarken zaman tanımak sağlayan en önemli özelliklerinden biri.
Büyük Telefon, Big Brain
Bilgisayar kas açısından, Android smartphone telefonlar alanında yol - ve S III, dört çekirdekli 1.4GHz Exynos çip ve 1GB RAM ile, hepsini brainiest arasındadır. Çok uzun zaman önce, bu bir masaüstü bilgisayar için saygın özellikleri olurdu.
Filmin süresi
S III 4.8in, 1280x720 ekran oyunlar ve videolar bir ışıltı verir ve 306ppi bir piksel yoğunluğu ile birlikte, Retina topraklarına sürünen oldu. Bu AMOLED PenTile değil sebzelik RGB çeşitli, ama Samsung'un son uzun PenTile görüntüler düşünüyor.
Robot Relaxing
Samsung Android 4.0.4 (Ice Cream Sandwich) üzerinden atmıştır ki 'deri' S III sakin, doğal tasarım ilkesi ile uyum içindedir. Ekran kilidini güzel bir spa havuzu üst parmağınızı çalıştırıyorsanız gibi hissettiren su, dalgaların eşlik ediyor.
Sizin Pic alın
S III kamera selefi (sekiz) olarak megapiksel aynı sayıda olabilir, ancak gözlük bütün hikayeyi değildir: yeni sensör iyi düşük ışık performansı için aydınlatılmış arka olduğunu. Otomatik olarak sekiz çekim alır ve iyi biri alır yanı sıra 'En İyi Fotoğraf', bu S III yapmalıdır kullanışlı kam .
Kablosuz Büyücülük
Aslında günde bir kez takarak zorunda ağrı ve tırmandığı sizi kurtaran, eğer S III için bir kablosuz endüktif şarj satın almak mümkün olacak.
S SES
Sesle kontrol ileriye doğru büyük bir adım atmıştır - S III Siri gibi bir konuşma 'asistanı' bulunmamış, ancak, randevular ve alarm ayarlama işlemleri ve komut uyanmak gibi, aynı şeyleri birçok yapabilirsiniz.
Pop-Up Oynat
S III iç organların müthiş bir güç bunu oynuyor ederken bir video pick up ve diğer ekranlar ve uygulamalar üzerinde etrafında sürükleyin olanak sağlayan bu kurnaz yeteneği belirgindir. Biz bunun için yararlı olduğu konusunda emin değiliz, ama çok serin.
Doğrudan Çağrı
Basit ama kullanışlı. Eğer birisi bir metin almak ve bunları geri çağırmak istediğinizde, sadece kulağınıza telefonu tutun. Yakınlık sensörü ve ivme oluyor ve arama ne fark edeceksiniz.
Akıllı kalmak
Samsung'un kurnaz yüz tanıma teknolojili S III önemli biridir, ve bu onun en yararlı uygulamasıdır: Bu, bakarken ekran yaktı ve kilitli tutar. Hatta uyanık ya değilsin olmadığını söyleyebilirim.
S Işın
İki Galaxy S 3 birlikte bulunuyor ve eşleştirme olmadan dosyalarınızı paylaşabilirsiniz dokunun. Bu bağlantı yapar NFC, bir combo kullanır ve bu yüzden hızlı dosya aktarımı, bir 10MB şarkı için izin Wi-Fi Direct, örneğin, bir kaç saniye sürecektir.
Skype İnternet
VoIP teknolojisini kullanır. Yazılımının geliştiricileri tarafından kodlanmıştır. Ekim 2005'te Ebay tarafından satın alınmıştır. Özellikle Amerikalıların çok ucuza konustuğu bu yazılımla dünyada milyonlarca insana internet veya telefonla konuşma imkânı sağlamaktadır. Geçen sene E-kolay'ın başlattığı kampanyada. Skype, Ebay tarafindan 2,6 milyar dolara satın alınmıştır. 10 Mayıs 2011'de Microsoft'a 8,5 milyar dolar karşılığında satılmıştır
Bir Dizüstü bilgisayarınızın pil ömrünü artırın
Eğer sürekli hareket halinde olduğunu ve en çok ihtiyacınız olduğunda gerçekleştirmek için dizüstü itimat zaman, size pil aniden yüzüstü bırakmayacağım, size tahliye olmayacağından emin olmak gerekir. Sık sık kendinizi bulduğunuz bir durum gibi geliyor, belki de uzun ömürlü bir laptop batarya yükseltme bakmak gerekir ise. Bu adım biraz sert sesler Ama eğer size bir elektrik şebekesine erişimi olmadığında, pil gücünü uzatmak için yapabileceğiniz birkaç şey olabilir.
Gmail Hesabınıza Kendi Arkaplanınızı Ekleyin
Bildiğimiz üzere Gmail’de belirli temalar arasından bize hoş geleni seçebiliyorduk.Google bugün yeni bir özelliği duyurdu.Bu özellik sayesinde artık Gmail’inizi daha da kişiselleştirebiliyorsunuz.Peki ne bu özellik? Kullanıcılar bugünden itibaren e-posta hesaplarına beğendikleri bir arka planı ekleyebilecekler.

Biraz bu yeni uygulamayı nasıl kullanacağız,ne gibi seçenekler var buna bakalım.Gmail’imizin arkaplanını değiştirmek oldukça kolay.Gmail hesabınızı açtıktan sonra sağ yukarı bölümde yer alan ayarlar butonuna basın ve ‘Temalar’ seçeneğine gelin. Karşınıza çıkan ekrandan ‘Özel Temalar’a gelin ve açık ya da koyu bir tema istediğinize dair tercihinizi yapın. Aşağıda yer alan ‘arka plan resmini değiştir’ yazısına bastıktan sonrasıysa tamamen size kalmış. URL aracılığıyla, bilgisayarınızdan yükleyerek, hazır görsellerden birini seçerek veya Google+ hesabınız aracılığıyla istediğiniz görseli arka planınız olarak ayarlayabilirsiniz.
Biraz bu yeni uygulamayı nasıl kullanacağız,ne gibi seçenekler var buna bakalım.Gmail’imizin arkaplanını değiştirmek oldukça kolay.Gmail hesabınızı açtıktan sonra sağ yukarı bölümde yer alan ayarlar butonuna basın ve ‘Temalar’ seçeneğine gelin. Karşınıza çıkan ekrandan ‘Özel Temalar’a gelin ve açık ya da koyu bir tema istediğinize dair tercihinizi yapın. Aşağıda yer alan ‘arka plan resmini değiştir’ yazısına bastıktan sonrasıysa tamamen size kalmış. URL aracılığıyla, bilgisayarınızdan yükleyerek, hazır görsellerden birini seçerek veya Google+ hesabınız aracılığıyla istediğiniz görseli arka planınız olarak ayarlayabilirsiniz.
Gün içerisinde bilgisayarın başında en çok ziyaret ettiğimiz yerlerden birisi de e-posta hesaplarımız.Herkesin kendine has e-posta görünümü olması da gerçekten çok güzel düşünülmüş bir uygulama.
PayPal'ın Tasarımı Değişiyor
PayPal'ın Tasarımı Değişiyor
İnternet üzerinden kolay ödeme yapmamızı sağlayan PayPal, uzun süredir kullandığı sitesini yeni tasarımla değiştiriyor. Ayrıca mobil arayüz de değişenler arasında yer alıyor.
Bireysel ve kurumsal kullanıcılar için internet üzerinden güvenli para aktarımını sağlayan PayPal, uzun süredir kullandığı tasarımı değiştiriyor. Resmi olarak Türkiye saatiyle bu gece yayına geçecek olan yeni sitenin tasarımı ortaya çıktı.
Tüm dünyada 100 milyonu aşkın kullanıcısı bulunan PayPal, oldukça uzun bir zamandır aynı site tasarımını kullanıyor, mobilden de çok basit bir arayüz ile hizmet veriyordu. Şirketin uzun uğraşları sonucunda yenilenen internet dünyasına da uygun olarak yeni bir site ortaya çıkmış. Tamamiyle sadelik ve kullanım kolaylığı üzerine yoğunlaşan sitenin güzel göründüğünü, özellikle eski tasarıma göre çok daha şık durduğunu itiraf etmemiz gerek.

Yeni PayPal sitesi mobil ile de uyumlu olacak. Yani akıllı telefonlar ve tabletlerden girildiğinde basit bir PayPal arayüzü yerine yenilenmiş siteye uygun ve daha güzel tasarımlı, daha kullanışlı bir arayüz karşılayacak.
PayPal'ın hem mobil hem de PC'lerden çok kullanıldığını, en azından bireysel kullanıcılar için hızlı alışveriş yöntemi olduğunu düşünürsek kullanım kolaylığını arttırmak gerçekten işlerine gelecektir.
Kaynak: ShiftDelete
Bireysel ve kurumsal kullanıcılar için internet üzerinden güvenli para aktarımını sağlayan PayPal, uzun süredir kullandığı tasarımı değiştiriyor. Resmi olarak Türkiye saatiyle bu gece yayına geçecek olan yeni sitenin tasarımı ortaya çıktı.
Tüm dünyada 100 milyonu aşkın kullanıcısı bulunan PayPal, oldukça uzun bir zamandır aynı site tasarımını kullanıyor, mobilden de çok basit bir arayüz ile hizmet veriyordu. Şirketin uzun uğraşları sonucunda yenilenen internet dünyasına da uygun olarak yeni bir site ortaya çıkmış. Tamamiyle sadelik ve kullanım kolaylığı üzerine yoğunlaşan sitenin güzel göründüğünü, özellikle eski tasarıma göre çok daha şık durduğunu itiraf etmemiz gerek.
Yeni PayPal sitesi mobil ile de uyumlu olacak. Yani akıllı telefonlar ve tabletlerden girildiğinde basit bir PayPal arayüzü yerine yenilenmiş siteye uygun ve daha güzel tasarımlı, daha kullanışlı bir arayüz karşılayacak.
PayPal'ın hem mobil hem de PC'lerden çok kullanıldığını, en azından bireysel kullanıcılar için hızlı alışveriş yöntemi olduğunu düşünürsek kullanım kolaylığını arttırmak gerçekten işlerine gelecektir.
Kaynak: ShiftDelete
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)